Selamun aleyküm dünya!

Biz geldik. Biz Allah'ın kullarıyız. Seni karanlıklarından kurtarıp aydınlığa çıkarmak için geldik.

Yazılımla uğraşanlar bilir, yeni bir kod yazmaya başlandığında “Hello world” cümlesini ekrana yazdırmayla başlarlar hep.

Ne zaman bir yazılım öğrenmeye çalışmak için araştırma yapsam hep karşıma bu kelime çıkar. Hatta türkçe karşılığında bile “Merhaba dünya” diye birebir çevirisini görürüm. Ve her zaman da aklıma şu gelir; yazılım dillerini önce müslümanlar oluştursalardı (ki hepimizin bildiği üzere matematik, tıp gibi bilimlerin temellerini ilk olarak müslüman düşünürler ve biliminsanları atmıştır) bu yazılım dünyasında da ilk adımı biz atsaydık; hello world gibi basit bir ifadeyi “Selamun aleyküm dünya” gibi insanlığın kurtuluşuna vesile bir kelime haline getirebilirdik.

İnsanlığın kurtuluşu kelimesini abartılı mı buldunuz? Ya da, zaten insanlık yazılımı keşfederek kurtulmuş gibi bir materyalist düşünce içine mi girdiniz?

Hayır kelimeyi bilerek kullandım. Evet insanlığın kurtuluşu, hem maddi hem manevi kurtuluşu olabilirdi… Ne dedi Allah Resulü sallallahu aleyhi wesellem Efendimiz: “İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de gerçek manada iman etmiş olamazsınız. Yaptığınızda birbirinizi seveceğiniz şeyi size haber vereyim mi: Selamı aranızda çokça yayınız.”

İşte selam, veya selamlamak bu kadar önemli ve kilit bir konumdadır. Aramızdaki sevgi bağını kuran ve böylelikle bizi Rabbimizin razı olacağı bir mertebeye taşıyan bir fiildir. Bir kelimeyle ne olur demeyin herşey kelimeyle başlar, ordan aklımıza, ordan fikir dünyamıza ve ordan kalbimize sirayet eder. Bu döngü kalpten dile geri dönerek devam eder, yani fikrin neyse zikrin de o olur.

Şimdi de aklımıza şu gelebilir: “E zaten orda yazılan bir selamlama cümlesidir, ha merhaba dedin, ha hello dedin, ha selamun aleyküm dedin… ne fark eder!” dediğinizi duyar gibiyim. Yine bir hadisten ve cennet ayetlerinden örnekleyerek devam edeyim;

Allah Resulü sallallahu aleyhi wesellem Efendimize iman etmemiş biri merhaba gibi bir ifadeyle selam vererek yanına gelir. Adam cevap alamaz, duruma şaşırır ve neden selamının alınmadığını sorar Allah Resulü sallallahu aleyhi weselleme… O da (aleyhisselatu wesselam) biz cennetliklerin selamlaşması gibi selamlaşırız der.

Peki nedir cennetliklerin selamlaşması?

Bir ayette melekler müminlerin canlarını alırken “Selamun aleyküm” der, diğerinde cennetin kapısında onları içeri davet ederken “Selamun aleyküm” derler, bir diğer ayette ise arafta olupta cennetlik olanlara “Selamun aleyküm” diyor melekler. Ve bir başka ayette ise, sana iman edenler geldiklerinde onlara “Selamun aleyküm” de diyor ve Rabbinin rahmet etmeyi yazdığını bildir diyor.

Saydığım dört ayetin hepsinde benzer ifadelerle “Selamun aleyküm” geçer. Selam ile ilgili başka ayetler de var elbet ancak, Kur’an-ı Kerim’in hayata geçirilmesinin en güzel örneğini gösteren o en güzel örnek (sallallahu aleyhi wesellem) Efendimiz bizlere kurtuluş reçetelerinden birinde bu söz kalıbını öğretiyor: “Selamun aleyküm”.

Bu bir anlamda müslümancadır. Yani müslüman dilidir. Bu memleketin tarihinde asırlarca bu söz kalıbıyla olan selamlaşma, maalesef günümüz dil kalıplarında yerini merhaba, günaydın, tünaydın gibi anlamı dar olan veya (tünaydın nedir yaa…) hiçbir anlam ifade etmeyen kelimelere bırakmış görünüyor. Hatta üzücü olanı, bu söz kalıbı, genellikle toplumun ya en kötü şartlarında yaşayan fakir, zavallı, görgüsüz kişilerde veya argo konuşan, kaba saba, maganda tipi kişilerin veya tiplemelerin dilinde kullanılarak değersizleştirilmektedir. Televizyon veya sosyal medyada komedi tarzı veya normal hayat şartlarındaki yayınlara bu gözle baktığınızda nasıl bir değersizleştirme politikası olduğunu görebilirsiniz.

Selamın, bu memleketin tarihindeki yerinin, en nezaketli ve bir o kadarda latif bir halini camilerimizin mimarilerinde görebiliriz. Birden fazla kapısı olan selatin camileri gibi yerlerde, kapıların üstünde yazılı hatlar genellikle bu yukarıda saydığımız ayetleri içeren yazılardır. Sanki her o kapıdan girdiğinizde cennete giriyormuşcasına, Rabbinin rızasına uymak için adım attığınız o yerde melekler sizi kapıdan davet edip içeri alıyormuş gibi ve Rabbimizin rahmetinin gazabından fazla olduğunun bilincinde olarak giriyorsunuz gibi…

Müslümanca selamı yok sayıp kendi selamını oluşturmak isteyene, sanki o kapıdaki melekler de size selam yok, çünkü bu selamı dünyada almadınız ve vermediniz, hatta değersiz ve önemsiz gördünüz… Bugün de burda size bu selam yok! derse ne olacak? Allah korusun.

Hep aklımdadır ve içimde uhde olarak kalmıştır. Keşke tembellik etmeyip yazılım dünyasına ilk biz müslümanlar adım atsaydık, ilk biz yazsaydık, selam cümlesini.. merhaba değil de selamun aleyküm dünya diyerek… “Selamun aleyküm dünya! Biz geldik. Biz Allah’ın kullarıyız. Seni karanlıklarından kurtarıp aydınlığa çıkarmak için geldik.” diyebilseydik…

Ancak geçmişin elemlerini düşünüp iç geçirmek yerine şimdi adım atıp geleceği planlamalıyız. Bunu ya biz yapacağız ya da yapabilecek olanlara yol göstereceğiz, onları motive edeceğiz. Bu yazı da o motivasyon için küçük bir adım olması için yazıldı, Rabbim bizleri muvaffak kılsın.

Selamla başlayıp selam ile bitiren Sahabe ahlakı ile bitirelim ve diyelim ki, selam hidayet üzere olanlara olsun:

وَالسَّلَامُ عَلَىٰ مَنِ اتَّبَعَ الْهُدَىٰ vesselamualamenittebealhuda!

 

Nasıl buldunuz? Değerlendirmenizi bekliyoruz.
Değerlendirme için yıldızların üstüne tıklayabilirsiniz.
(1 oy, 5,00/ 5)
Loading...
Kötü Olmuş Eh İşte Ne İyi Ne Kötü Güzel Olmuş Çok Faydalı Buldum

Konuyla alakalı yazılar

Blogumuzdan Haberdar Olun

Lütfen bekleyiniz...
Yeni yazılarımız yayınlandığında bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.

Selamun aleyküm dünya!” üzerine bir yorum yapıldı

İslam Bilinci

Aleyküm selam we rahmetullah.

Fikirleriniz Bizim İçin Önemlidir