Kur’an’dan Hayatımıza Mesajlar 06 – Mülkün Hakikati ve Kârun Profili
Kur’an, Allah’ın kuluna verdikleri karşısında dünya-âhiret dengesinde yaşanan sapmaların doğuracağı neticeyi Kârun üzerinden canlı bir misalle gözlerimizin önüne sermektedir.
Kur’an, Allah’ın kuluna verdikleri karşısında dünya-âhiret dengesinde yaşanan sapmaların doğuracağı neticeyi Kârun üzerinden canlı bir misalle gözlerimizin önüne sermektedir.
Amr b. Kays el-Mulâî rahimehullâh şöyle demiştir: “Kadın, kıyâmet günü Allah’ın huzurunda kocasıyla davalaşacaktır ve şöyle diyecektir: ‘O beni ne terbiye etti ne de bana bir şey öğretti. Bana sadece çarşı ekmeği getirirdi!”
“Biliniz ki, mallarınız ve çocuklarınız birer imtihan sebebidir ve büyük mükâfat Allah’ın katındadır.” (Enfal, 28)
İnsan ömrü zamanla kısıtlıdır. Allah Teâlâ’nın da biz mü’minler istediği, bu kısıtlı zamanı kendi rızâsına uygun bir şekilde sürdürerek cennete girecek hal üzere olmaktır. Kişinin bu hedefe ulaşmak için elinden gelen gayreti göstermesi ve ‘cennete giden yol için kolları sıvaması’ gereklidir.
Allah zenginlik ve ilim konusunda insanları farklı farklı yaratmıştır.
“Kendi nefsi için arzu ettiği bir şeyi, din kardeşi için de arzu etmeyen kimse gerçek mümin olamaz.”
Yoksa siz de mi böyle düşündünüz? Yağmur yağsın diye dua ettikten sonra yağmuru görünce, ben dua ettim diye kabul oldu diyenlerden misiniz?
Bu yazı sizin için... sıkıntılarımızla baş edebilme yöntemini öğrenmeye çalışalım hep beraber. O en güzel nesilden...
Musibet ile ilgili düşüncelerimizi konuşmaya devam ediyoruz.
Bu koronavirüs musibeti, bizim ahirete olan inancımızın ne kadar zayıf olduğunu bizlere gösterdi. Bir fitne ve bu fitnenin açığa çıkardığı ayıplarımız.
Bu iki büyük nimetin veriliş amacı nedir? Akıl sadece hayatımızı devam ettirmek için mi var? Peki ya kalbimiz? Neden hep boşlukta hissediyor?
Yemek yemeyi bile ibadet haline getirebiliriz... Kulluk vazifesinin hakikatini anlamak için tefekkür etmenin önemini ve bunun ibadetlerimize kattığı farkındalığı inceliyoruz.
Hesap günü geldiğinde Allah’ın huzuruna çıkarıldığımızda ve bize verdiği nimetleri ne yaptığımızı sorduğunda (Tekasür, 8), küçücük de olsa yaptığımız bir işin olması için…