Yükü Belini Bükenlere İlâhi Teselli
“Belini büken yükünü senden alıp atmadık mı?” (İnşirah, 2-3)
“Belini büken yükünü senden alıp atmadık mı?” (İnşirah, 2-3)
Kâmil bir mü’min, iyiliğin en ilerisini yapar, yine de bunu az görür, kusurlu yaptığını söyleyerek mazeret beyan eder. Fakat imanı kâmil olmayan ise, az bir şey yapar, onu gözünde büyütür ve hemen onu başa kakar.
Kur’an, Allah’ın kuluna verdikleri karşısında dünya-âhiret dengesinde yaşanan sapmaların doğuracağı neticeyi Kârun üzerinden canlı bir misalle gözlerimizin önüne sermektedir.
Kişinin haramlara ve günahlara dalmasında ilk basamak, kalbin bozulmasıdır. Onun bozulması bütün azaların zarar görerek bozulmasına, düzgün olması da bütün uzuvların doğru olmasına sebep olur.
Allah’ın kalplerimiz üzerindeki hakkı, sahibinin çağrısına cevap vermekle olur. Kalp sahibinin çağrısına sağırlaşır ve cevap vermede tembel davranırsa, kalpte oluşacak boşluğu ne doldurabilir ki?
İnsan ömrü zamanla kısıtlıdır. Allah Teâlâ’nın da biz mü’minler istediği, bu kısıtlı zamanı kendi rızâsına uygun bir şekilde sürdürerek cennete girecek hal üzere olmaktır. Kişinin bu hedefe ulaşmak için elinden gelen gayreti göstermesi ve ‘cennete giden yol için kolları sıvaması’ gereklidir.
Yoksa siz de mi böyle düşündünüz? Yağmur yağsın diye dua ettikten sonra yağmuru görünce, ben dua ettim diye kabul oldu diyenlerden misiniz?
Bu yazı sizin için... sıkıntılarımızla baş edebilme yöntemini öğrenmeye çalışalım hep beraber. O en güzel nesilden...
Musibet ile ilgili düşüncelerimizi konuşmaya devam ediyoruz.
Bu koronavirüs musibeti, bizim ahirete olan inancımızın ne kadar zayıf olduğunu bizlere gösterdi. Bir fitne ve bu fitnenin açığa çıkardığı ayıplarımız.
Bu iki büyük nimetin veriliş amacı nedir? Akıl sadece hayatımızı devam ettirmek için mi var? Peki ya kalbimiz? Neden hep boşlukta hissediyor?
Yemek yemeyi bile ibadet haline getirebiliriz... Kulluk vazifesinin hakikatini anlamak için tefekkür etmenin önemini ve bunun ibadetlerimize kattığı farkındalığı inceliyoruz.
Hesap günü geldiğinde Allah’ın huzuruna çıkarıldığımızda ve bize verdiği nimetleri ne yaptığımızı sorduğunda (Tekasür, 8), küçücük de olsa yaptığımız bir işin olması için…