İslam dini, tüm ibadet ve amellerde temel gayenin Allah rızası olmasını şart koşmuştur. Eğer bu şart ihlal edilir ve herhangi bir amel Allah rızası dışında bir niyet ile yapılırsa, bu amelin Allah katında hiç bir karşılığı yoktur. Sevmek de bir amel olduğundan, bu amelin de Allah rızası için olanı makbul olacaktır.
Birbirini Allah Rızası İçin Sevmek Ne Demektir?
Allah için sevmek, insanlarla kurduğunuz ilişkinizin temeline Allah’a olan sevgi, bağlılık ve itaati odaklamanızdır. Birini sizi Allah’a ne kadar yakınlaştırdığı ve size O’nu ne kadar hatırlattığı ölçüde sevmeniz demektir.
Allah için sevmenin anlamı, her birimizin bir diğerini, kendisinde Allah’ın hoşuna giden şeylerin varlığı yüzünden sevmemizdir. Bir başkasını, şahsiyetinden dolayı sevmeyiz; Allah’ın sevdiği özelliklere sahip olduğundan dolayı severiz. Varlığından dolayı sevilmeyi hak eden sadece Allah’tır. Diğer bütün sevgilerin, O’nun sevgisine uygun olması gerekir.
Bu nedenle Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem‘i severiz; çünkü Allah onu sever ve bize de O’nu sevmemizi emreder. Müslümanları da bu yüzden sever, kâfirlerden de bundan dolayı hoşlanmayız.[1]
İlâhi Müjde
Birbirini Allah rızası için seven mü’minlerin mükafâtı, hadis-i şerifte şöyle müjdelenmiştir: “Allah’ın kullarından öyleleri vardır ki nebi değildirler, şehit de değildirler. Fakat kıyamet gününde Allah katındaki makamlarından dolayı onlara nebiler ve şehitler imrenerek bakacaklardır.”
Sahabe radıyallahu anhum, “Bunlar kimlerdir ve ne gibi hayırlı ameller yapmışlardır? Bize bildir, biz de onlara sevgi ve yakınlık gösterelim, ya Rasûlallah!” dediler.
Bunun üzerine Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem şu cevabı verdi: “Bunlar öyle bir topluluktur ki aralarında ne akrabalık ne de ticaret ve iş münâsebeti olmaksızın, sırf Allah rızası için birbirlerini severler. Vallahi yüzleri bir nurdur ve kendileri de nurdan minber üzerindedirler. İnsanlar (kıyâmet gününün dehşetinden) korktukları zaman onlar korkmazlar, insanlar mahzun oldukları zaman bunlar hüzünlenmezler.” ve “Haberiniz olsun, Allah’ın sevgili kullarına korku yok, onlar üzülecek de değillerdir.”[2] âyetini okudu.[3]
DİPNOTLAR
[1] Mecdi el-Hilali, Davetçinin Ruh Terbiyesi, Beka Yayınları, Şubat-2021, s.161-162.
[2] Yunus, 62-64.
[3] Ebu Dâvud, “Buyû”, 76/3527; Hâkim, Sahih, IV/170.

Lütfen bekleyiniz...