مَنْ الذي جاءَكَ بكربِهِ فلمْ يَفْرَحْ؟
أيُّ صَدْرٍ صَدَرَ عن بابِكَ ولَمْ يُشْرَحْ؟
مَنْ الذي لاذَ بجنابِكَ فاشتَهَى أنْ يَبْرَحْ؟
واهاً لقلوبٍ مالَتْ إلى غيرِك، ماذا أرادَتْ؟
ولنفوسٍ تُحِبُّ الرَّاحَةَ، هلَّا طَلَبَتْ منك واستفادَتْ؟
ولعزومٍ سَعَتْ إلى مرضاتِك، ما الذي رَدَّها فعادَتْ؟
. هل نقصَتْ أموالٌ اقترَضْتَها؟ لا وحقِّكَ بل زادَتْ
. سَبَقَ اختيارُكَ فَبَطُلَتِ الحِيَلُ
. وجَرَتْ أقدارُكَ فما يَنْفَعُ العَمَلُ
. وتقدَّمَتْ محبَّتُكَ لأقوامٍ قبلَ خَلْقِهم في الأَزَلِ
. وغَضِبْتَ على أقوامٍ فلمْ يَنفَعْ مُطيعَهم ما فَعَلْ
. فلا حَوْلَ عن عِصيانِكَ إلا بإرادتِك
. ولا قُوَّةَ على طاعتِكَ إلا بإعانَتِك
. ولا مَلجَأَ منك إلا إليك
. ولا خيرَ يُرجَى إلا في يَدَيْك
“Sana tasasıyla gelip de sevinçle ayrılmayan kim var?
Senin kapından çıkıp da inşirah bulmayan (göğsü ferahlamayan) hangi göğüs var?
Sana sığınanlardan kim oradan ayrılmak (uzaklaşmak) ister?
Yazıklar olsun Senden başkasına meyleden kalplere, neyi murat ettiler?
Rahatlık arayan nefislere yazıklar olsun, onu Senden isteyip de istifade etselerdi ya!
Senin rızanı kazanmaya çalışan azimli ruhlara ne oldu da geri dönüp gittiler?
Ödünç verdiğin (feda ettiği) malları hiç azaldı mı? Hayır, hakkın için aksine bereketlendi (arttı).
Senin seçimin öne geçti, böylece bütün çareler, hileler boşa çıktı.
Kaderin tecelli etti, ameller (kendi başına) fayda vermez oldu.
Sevgini, henüz yaratılmadan önce ezelde bazı toplulukların önüne koydun.
Bazı topluluklara ise gazap ettin de itaatkâr olanlarının yaptıkları bile kendilerine fayda vermedi.
Sana isyan etmekten dönüş, ancak Senin iradenledir.
Sana itaat etmeye kuvvet buluş, ancak Senin yardımınladır.
Senden kaçıp sığınılacak yer, yine ancak Sensin.
Ve umulan hiçbir hayır yoktur ki ancak Senin iki elinde (kudretinde) olmasın.“[1]
DİPNOTLAR
[1] İbnu’l-Cevzi, Tuhfetu’l-Vâiz.

Lütfen bekleyiniz...