Ayet ve hadislerde kıyâmet gününün son derece dehşetli bir gün olduğu açıkça ifade edilmektedir.
Ayet ve hadislerde kıyâmet gününün son derece dehşetli bir gün olduğu açıkça ifade edilmektedir. Bu dehşetli günde Allah Rasûlu sallallahu aleyhi ve sellem, bizlere rehberlik edecek bir nevi “kurtuluş anahtarları” sunmuştur. Bu “anahtarlara” sahip olabilmek ve “hiçbir gölgenin olmadığı günde gölgelenmek” herkese nasip olmayacak muazzam bir nimettir. Ebu Hureyre’den radıyallahu anh rivayet edildiğine göre […]
19 Ekim 2026
Allah için sevmenin anlamı, her birimizin bir diğerini, kendisinde Allah'ın hoşuna giden şeylerin varlığı yüzünden sevmemizdir.
İslam dini, tüm ibadet ve amellerde temel gayenin Allah rızası olmasını şart koşmuştur. Eğer bu şart ihlal edilir ve herhangi bir amel Allah rızası dışında bir niyet ile yapılırsa, bu amelin Allah katında hiç bir karşılığı yoktur. Sevmek de bir amel olduğundan, bu amelin de Allah rızası için olanı makbul olacaktır. Birbirini Allah Rızası İçin […]
1 Ekim 2026
Kişinin haramlara ve günahlara dalmasında ilk basamak, kalbin bozulmasıdır. Onun bozulması bütün azaların zarar görerek bozulmasına, düzgün olması da bütün uzuvların doğru olmasına sebep olur.
Kalp, başka bir organdan emir almayan âmir organdır. Ondan sonra beyin gelir. Beyin, kalbin emirlerine uyar ve bütün diğer organlara emreder. Bütün diğer organlarsa kalbin tabii amacına uygun olarak ona hizmet ederler.[1] El, ayak, göz, kulak, dil ve diğer azalar, kalbin hizmetçisidirler ve onun emrindedirler. Kalbe itaat edecek şekilde yaratılmışlardır. Asla ona muhalefet etmeye güçleri […]
17 Eylül 2026
Allah’ın kalplerimiz üzerindeki hakkı, sahibinin çağrısına cevap vermekle olur. Kalp sahibinin çağrısına sağırlaşır ve cevap vermede tembel davranırsa, kalpte oluşacak boşluğu ne doldurabilir ki?
Namaz, Rabbimizin üzerimize belirli vakitler üzere farz kıldığı bir ameldir. Rabbimiz şöyle buyurmuştur: “… Namaz, mü’minler üzerinde vakitleri belirlenmiş bir farzdır.”[1] İmam Mâverdi rahimehullah demiştir ki: “Namazın vakitlere bağlanması bir vaktin ardından diğer bir vaktin gelmesi, kulluk duygusunu yaşatmaya ve kuldaki huzuru devam ettirmeye vesile olduğu içindir.[2] Allah’ın kalplerimiz üzerindeki hakkı, sahibinin çağrısına cevap vermekle […]
11 Eylül 2026
İnsan ömrü zamanla kısıtlıdır. Allah Teâlâ’nın da biz mü’minler istediği, bu kısıtlı zamanı kendi rızâsına uygun bir şekilde sürdürerek cennete girecek hal üzere olmaktır. Kişinin bu hedefe ulaşmak için elinden gelen gayreti göstermesi ve ‘cennete giden yol için kolları sıvaması’ gereklidir.
Cennete giden yolda atacağımız ilk adım, kalplerimizi ıslah etmekten geçer. Kalplerimizi Allah’ın gazabına sebep olacak her duygudan ıslah etmeliyiz ki O’nun rızâsına uygun bir hale dönüşsün. Enes İbn Mâlik’in radıyallahu anh naklettiği şu rivayet, kalbi ıslah etmenin insanı nasıl cennet ehlinden kılacağını bizlere haber vermektedir: “Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem bazı sahabesiyle birlikte otururken: “Şimdi cennet […]
4 Eylül 2026
Allah zenginlik ve ilim konusunda insanları farklı farklı yaratmıştır.
Allah zenginlik ve ilim konusunda insanları farklı farklı yaratmıştır. Zenginlik ve ilim hususunda insanlar arasında dört mertebe bulunmaktadır. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem dört mertebeyi ve bu kimselerin elde edeceği akibeti şöyle haber vermektedir: “Size bir hadis/söz söyleyeceğim, onu iyi belleyin: Dünya dört kişi içindir (ilim ve dünya malına sahip olmada […]
27 Ağustos 2026
“Kendi nefsi için arzu ettiği bir şeyi, din kardeşi için de arzu etmeyen kimse gerçek mümin olamaz.”
Günümüz toplumlarında yaşanan en büyük problemlerden biri şüphesiz ‘bencillik hastalığı’ ya da diğer ismiyle egoistliktir. Toplumumuzu günden güne kemiren ve sosyal ilişkilerle beraber bir çok salih ameli de beraberinde götüren bir problemdir bu. Örneğin; İslam toplumunun temel hususlarından biri olan komşuluk, bugün toplumumuzda günden güne yok olmaya yüz tutmaktadır. İnsanların dört duvar arasına sıkıştırıldığı ve […]
20 Ağustos 2026
“Mü’min, bal arısına benzer. Temiz olanı yer, temiz olan şeyler ortaya koyar, temiz yerlere konar ve konduğu yeri ne kırar ne de bozar.”
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Mü’min, bal arısına benzer. Temiz olanı yer, temiz olan şeyler ortaya koyar, temiz yerlere konar ve konduğu yeri ne kırar ne de bozar.”[1] Ünlü zooloji bilgini Demirî “Hayatü’l-Hayevan” adlı eserinde bal arılarından şu şekilde bahseder: “Bal arısı, yaratılışı zarif, görünüşü tatlı, faydası çok fazla, şerefli ve temiz bir topluluktur. […]
21 Temmuz 2026
“Kıyamet gününde (şu hususlardan) sorgulanmadıkça, kulun ayakları yerinden kımıldamaz:
- Ömründen; onu ne ile tükettiğinden,
- İlminden; onunla ne yaptığından ,
- Malından; onu nereden kazandı ve nereye sarf ettiğinden,
- Bedeninden; onu nerede çürüttüğünden. ”
İman esaslarından biri, kişinin kıyâmet gününde yaptıklarından ve yapması gerektiği halde yapmadıklarından sorgulanmasıdır. Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “O gün insanlar, yaptıkları işlerin kendilerine gösterilmesi için kabirlerinden çıkıp hesap yerine bölük bölük gelirler.” (Zilzal, 6) Ebu Berze el-Eslemî radıyallahuanh’ten rivayet edildiğine göre Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: “Kıyamet gününde (şu hususlardan) sorgulanmadıkça, kulun ayakları […]
20 Temmuz 2026
“Niyet etmeyi öğrenin. Çünkü niyet, amelden daha önemlidir.”
Beydavi rahimehullah niyeti şöyle tanımlar: “Niyet, hali hazırda veya gelecekte, fayda getireceğini veya zararı uzaklaştıracağını gördüğü bir amaca kalbin yönelmesini ifade eden bir ibaredir. Şeriat bunu Allah Teala’nın rızasının istendiği bir fiile yönelmeye has kılmıştır.”[1] Niyet; “kişinin bir işi yapmaya karar verip, kalbinde o işi yapacağı düşüncesinin belirlenmesiyle meydana gelen bir kast ve azimdir.” İslam’a […]
6 Temmuz 2026