Hadislerden Hayatımıza Mesajlar 03 – İdeal Bir Müslüman Portresi: Bal Arısı Misali

“Mü’min, bal arısına benzer. Temiz olanı yer, temiz olan şeyler ortaya koyar, temiz yerlere konar ve konduğu yeri ne kırar ne de bozar.”

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Mü’min, bal arısına benzer. Temiz olanı yer, temiz olan şeyler ortaya koyar, temiz yerlere konar ve konduğu yeri ne kırar ne de bozar.”[1]

Ünlü zooloji bilgini Demirî “Hayatü’l-Hayevan” adlı eserinde bal arılarından şu şekilde bahseder: “Bal arısı, yaratılışı zarif, görünüşü tatlı, faydası çok fazla, şerefli ve temiz bir topluluktur. Rahatsız edilmedikçe insanı incitmezler.”

İbnü’l-Esir rahimehullah “en-Nihaye” isimli eserinde bu hadisi şöyle izah eder: “Bal arısıyla mümin arasındaki benzerlik yönü arının maharet ve zekası, zararsızlığı, küçüklüğü ve yararlı oluşu, kanaatkarlığı, geceleyin çalışması, pis şeylerden uzak durması ve temiz şeyleri yemesi, başkalarının kazancını yememesi, ince ve zarif oluşu ve lidere itaatidir.”

Bu hadisi şerifte müminin arıya hangi bakımdan benzediği söyleniyor ama arıya benzetilmesinin başka sebepleri de olabilir. Neden özellikle arı? Çünkü arı kendisine gelen vahye göre hareket eder. Ondan asla dışarı çıkmaz.

“Arı gireceği yola Rabbinin izniyle girer, ürettiği bal bütün insanlar için şifadır.”[2]

Yuvasını tertemiz yapar ve çalışmaya öyle başlar. Tertemiz çiçeklere konar. Kocaman bir sonuca çok küçük adımlarla bıkmadan, usanmadan ve sabırla ulaşır. Bir kg bal için bir arı 600 bin ila 800 bin sefer yapar. Bir milyon çiçeğe konar.

Arılar kusursuz bir işbölümü ve bir ümmet bilinci içinde çalışır… Bir kovanda onlarca farklı iş yapılır ve her bir arı ne yapacağını bilir, kargaşa ve gürültü patırtı olmadan herkes kendi işini yapar.[3]

  1. “Temiz olanı yer”

Helâl ve haramların birbiri içine geçtiği günümüzde, mü’min helal-haram hususunda hassas olmak zorundadır.

Mü’min, kazanç yolunun helal olanını araştırır ve onu tercih eder. Helal kazancına haram bulaştırma yoluyla hem kendisi haram lokma yememe hem de ailesine haram lokma yedirmeme hususunda çok dikkatli davranır.

  1. Temiz olan şeyler ortaya koyar”

Müslüman; Allah rızasına uygun işler yapar ve bu amellere insanları davet eder, Allah’ın rızasından uzaklaştıracak her türlü tutumdan da kaçınır ve insanların da bundan kaçınmaları hususunda görevini ihmal etmez.

“İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır.”[4] hadisi rehberliğinde, hem kendisine hem de tüm insanlığa fayda sağlayacak işler ortaya koymaktan geri durmaz.

İnsanlar için en faydalı olan amellerden biri hiç şüphesiz onları İslam’dan uzak karanlık bir yaşantı içerisinden çıkarıp, İslam’ın aydınlığıyla buluşturmaktır.

  1. “Temiz yerlere konar“

“Kişi sevdiği ile beraberdir.”[5] hadisi, Müslümana bulunduğu yerin ve bir arada olduğu kişilerin kendisi içinde meydana getireceği durumu haber vermektedir.

Müslüman, sâlih ve sâdık kişilerle bir arada olur, oturur ve onlarla dostluk kurar.  Günahlara dalan ve geçici dünya menfaatleri uğruna “âhireti yok sayacak” bir yaşantıyı tercih edenlerle beraber olmamaya gayret gösterir. “Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve sâdıklarla beraber olun!”[6] âyet-i kerîmesiyle mü’minler uyarılmaktadır.

  1. Konduğu yeri ne kırar ne de bozar.”

Müslüman bulunduğu yere huzur ve mutluluk götürür.

”Kıyamet günü Allah katında insanların en fenası, şerrinden korkarak halkın kendisinden yüz çevirdiği kimsedir.”[7]

Müslüman, insanlara karşı kırıcı ve insanların kendisinden uzaklaştıracak her türlü davranıştan kaçınan kimsedir. Güzel ahlakı sayesinde, tüm insanların kendisinden zarar gelmeyeceğine emin olduğu kimsedir.

“Müslüman, dilinden ve elinden diğer Müslümanların zarar görmediği kimsedir.”[8]

Bir Müslüman bulunduğu yeri terk ettiğinde, gerisinde bıraktığı nizam ve düzen ile bilinir. Girdiği yeri dağınıklık ve kötü bir halde terk etmekten uzaktır.

 

DİPNOTLAR

[1] Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 199; Hâkim, Müstedrek, I, 147.

[2] Nahl, 68-69.

[3] Faruk Beşer, Mü’minin Misali, Yenişafak Gazetesi, 22 Ocak 2016.

[4] Buhârî, “Meğâzî”, 35.

[5] Buhârî, Edeb, 96.

[6] Tevbe, 119.

[7] Buhârî, “Edeb”38.

[8] Buhârî, “İmân”, 4-5.

Nasıl buldunuz? Değerlendirmenizi bekliyoruz.
Değerlendirme için yıldızların üstüne tıklayabilirsiniz.
(Yazıyı değerlendirin)
Loading...
Kötü Olmuş Eh İşte Ne İyi Ne Kötü Güzel Olmuş Çok Faydalı Buldum

Blogumuzdan Haberdar Olun

Lütfen bekleyiniz...
Yeni yazılarımız yayınlandığında bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.

Fikirleriniz Bizim İçin Önemlidir