Bir kimse en çok neyi zikrediyorsa, onunla huzur ve mutluluk duyuyor demektir. İslam’ın Müslümandan istediği, en çok Allah’ı zikretmesidir.
Hepimiz hayat boyu kalıcı bir huzur ve mutluluk ararız. İnsanın en büyük arayışı budur. Ra’d Suresi 28. ayeti bu arayışa ilâhi reçeteyi vermektedir: “Dikkat edin! Kalpler ancak Allah’ı zikretmekle huzur bulur.”[1] Ayet-i kerime geçen “zikir” kelimesi iki şekilde anlaşılmıştır: “Allah’ı zikretmeyi ifade eden herhangi bir söz ve Kur’an-ı Kerim.” Allah’ı Zikretme Olarak Zikir Bir kimse […]
14 Ekim 2026
Hayatın gayesini unutmayan ve son nefese kadar İslam ipine sadakatle bağlanan kimse ancak Müslüman olarak can vermiş olacaktır.
وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللّٰهِ جَمٖيعًا “Allah’ın ipine hepiniz sımsıkı yapışın…”[1] يَٓا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ حَقَّ تُقَاتِهٖ وَلَا تَمُوتُنَّ اِلَّا وَاَنْتُمْ مُسْلِمُونَ “Ey iman edenler! Allah’tan, hakkıyla sakının ve ancak Müslümanlar olarak can verin.”[2] ayet-i kerimesinin ardından gelen bu hitap, “Müslümanca yaşayıp Müslüman olarak can vermek” isteyenler için bir rehberlik sunmaktadır. “Allah’ın ipine hep birlikte […]
24 Eylül 2026
“Belini büken yükünü senden alıp atmadık mı?” (İnşirah, 2-3)
وَوَضَعْنَا عَنْكَ وِزْرَكَۙ اَلَّـذٖٓي اَنْقَضَ ظَهْرَكَۙ “Belini büken yükünü senden alıp atmadık mı?”[1] اَنْقَضَ ظَهْرَكَۙ: Bu ifade “binaların yıkılması” veya “ağır bir şey yüklenildiği zaman sırttan duyulan ses” anlamlarından türemiştir.[2] Eğer biz onu üzerinden kaldırmasaydık, belin bükülürdü.[3] Ayet-i kerimede, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in tebliğ görevi sırasındaki hâli temsil (canlandırma) yoluyla bizlere bildirilmektedir. Tebliğ, Allah […]
18 Eylül 2026
Kâmil bir mü’min, iyiliğin en ilerisini yapar, yine de bunu az görür, kusurlu yaptığını söyleyerek mazeret beyan eder. Fakat imanı kâmil olmayan ise, az bir şey yapar, onu gözünde büyütür ve hemen onu başa kakar.
“Geceleri pek az uyurlardı. Seherlerde istiğfarda bulunurlardı.”[1] Seher vakti, gecenin son üçte biri, yani gecenin bitip sabah vaktinin girmeye yaklaştığı özel bir zaman dilimidir. İnsanların çoğunluğunun uykuda olduğu bu vakitleri uyanık olarak namaz ve istiğfar ile geçirenler, bu vaktin kıymetini bilirler. Nitekim hadis-i şerifte şöyle buyurulmuştur: “Allah Teâlâ gecenin son üçte birlik bölümünde ‘Benden mağfiret […]
10 Eylül 2026
Kur’an, Allah’ın kuluna verdikleri karşısında dünya-âhiret dengesinde yaşanan sapmaların doğuracağı neticeyi Kârun üzerinden canlı bir misalle gözlerimizin önüne sermektedir.
“Kârun, Musa’nın kavminden idi. Ama onlara karşı azgınlık etmişti. Biz ona öyle hazineler vermiştik ki, anahtarlarını güçlü-kuvvetli bir topluluk zor taşırdı. Kavmi ona şöyle demişti: Böbürlenme! Bil ki Allah böbürlenenleri sevmez. Allah’ın sana verdiği şeylerde âhiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah’ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap ve yeryüzünde bozgunculuk isteme. […]
3 Eylül 2026
Amr b. Kays el-Mulâî rahimehullâh şöyle demiştir: “Kadın, kıyâmet günü Allah’ın huzurunda kocasıyla davalaşacaktır ve şöyle diyecektir: ‘O beni ne terbiye etti ne de bana bir şey öğretti. Bana sadece çarşı ekmeği getirirdi!”
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا قُٓوا اَنْفُسَكُمْ وَاَهْل۪يكُمْ نَارًا وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun…”[1] Hz. Ali (ra), âyetin tefsiri hakkında şöyle demiştir: “Ailenize öğretin ve onları terbiye edin.”[2] Ayette önce kendimizin, sonra da ailemizin zikredilmesi mânidardır. Kendisini ateşten koruyacağı hususlardan habersiz bir hayat sürdürenin, […]
27 Ağustos 2026
“Biliniz ki, mallarınız ve çocuklarınız birer imtihan sebebidir ve büyük mükâfat Allah’ın katındadır.” (Enfal, 28)
Çocuklar, Allah’ın anne babalara verdiği şükrü gerektiren bir nimettir. Unutulmamalıdır ki her nimette bir imtihan saklıdır. Her imtihanın da kazananı olduğu gibi kaybedeni de vardır. Allah Rasûlü sallallahu aleyhi vesellem, insanın hayat süresi boyunca çeşitli alanlarda, en yakını dahil herkes ile bir imtihan süreci içerisinde olacağını şöyle haber vermektedir: “Her insan, ailesi, malı, nefsi, evladı […]
20 Ağustos 2026
İnfak; bir Müslümanın en büyük gayesi olan “Allah rızasına” erişmek uğrunda, “Allah’ın emanet” verdiği maldan ihtiyaç sahiplerine ve ihtiyaç duyulan yerlere harcama yapmaktır.
“Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe asla ‘birr’e (iyiliğe) eremezsiniz. Her ne infak ederseniz Allah onu hakkıyla bilir.”[1] İnfak; bir Müslümanın en büyük gayesi olan “Allah rızasına” erişmek uğrunda, “Allah’ın emanet” verdiği maldan ihtiyaç sahiplerine ve ihtiyaç duyulan yerlere harcama yapmaktır. Yüce Rabbimiz, “Siz malı da çok seviyorsunuz.”[2] buyurarak, kişinin mala olan fıtrî düşkünlüğüne işaret eder. Bu […]
21 Temmuz 2026
Hevâ ve hevese uymanın kişiyi düşüreceği hâli öğrenen kimse, ona uymanın kendisini adeta parçalayacak bir aslan gibi olduğunu ve bu yüzden musibetlerinden emin olmak için ondan her zaman kaçınmak gerektiğini bilmelidir.
Rabbimiz, bizleri Kur’an-ı Kerim’de hevâ ve hevese uymaktan sakındırarak şöyle buyurmuştur: “Ey Davud! Gerçek şu ki biz seni yeryüzünde bir halife kıldık. Öyleyse insanlar arasında hak ile hükmet, heva ve hevesine uyma; sonra seni Allah’ın yolundan saptırır. Şüphesiz Allah’ın yolundan sapanlar, hesap gününü unutmalarından dolayı onlar için şiddetli bir azap vardır.”[1] Bu ayet-i kerimede Rabbimiz, […]
20 Temmuz 2026
Allah’ı inkar etmenin imkansız olduğu, inkar edenlerinde sırf içlerinde besledikleri inkar saplantısı olduğu apaçık bir gerçektir.
Allah’ı inkâr edenlerin gerçeği görmezden geldiğini anlatan bu sözler, insanın hem evrende hem kendi içinde açık işaretler taşıdığını hatırlatır. Allah’ı inkar etmenin imkansız olduğu, inkar edenlerinde sırf içlerinde besledikleri inkar saplantısı olduğu apaçık bir gerçektir. İbnu’l Cevzi rahimehullah şöyle diyor: “İnsanın hiç bir yapı olmayan bir yerden geçtiğini düşünelim. Tekrar dönüşünde o geçtiği yerde bir […]
9 Temmuz 2026
Kuran’a sımsıkı sarılan gönüllerin hadisle/sünnetle bağlarını kesmeye çalışanlara Kuran'dan, Sünnetin Allah'ın onayından geçen uygulamalar olduğuyla ilgili örnekler verilmektedir.
O’na yetki veren Allah’tır ve O her sözü Allah’tan alarak söylemiştir. O’nun hangi anı Allah’tan bağımsızdı ki, Allah’ın razı olmayacağı veya Allah’ın sözlerinin dışında söz söylesin? Onun sözlerinin sadece Kuran olmadığını da Kuran’dan öğreniyoruz.
20 Kasım 2018
Açık ve net bir şekilde indirdiği kitabın ve Resulü'nün kurallarına itaati emreden alemlerin Rabbi olan Allah, bu kuralların bozulmasına veya kaybolmasına izin verir mi?
Namazlarımızda alemlerin Rabbi’nden bizi doğru yola, nimet verdiklerinin yoluna iletmesini isterken, bunun gerçekleşmesi için Allah’ın ve Resulü’nün kurallarını uygulamamız ve bu kuralları uygularken bize ters gelen konularda bile tam teslimiyet göstermemiz gerektiği sonucuna varıyoruz.
3 Temmuz 2018
İnsanlar yapay zekaya sahip bir robot üretirken olmayan bir şey ortaya çıkarır (yaratılma değil, ortaya çıkma), onu bir örneğe benzetmeye çalışarak ve ona bazı özellikler vererek şekillendirirler. Bunun insandaki Allah’ın isimlerinin tecellileri (yansımaları) olduğunu düşündüren bir ayetin incelemesidir.
14 Mayıs 2018
Kuran bizzat bize Allah'a ve Resulü'ne itaati öğretir. Kuran bizi bizzat Allah Resulü sallahu aleyhi vesellem Efendimize yönlendirir. Onun bizim için en güzel örnek (üsvetun hesenetun) olduğunu söyler.
Bu hayatta bize nasıl yaşayacağımızı öğretmek üzere kitaplar gönderen alemleri Rabbi olan Allah, o kitapları açıklamak ve yaşamak üzere Muallimler gönderince, o Muallim’e itaati ve Ona uymayı öğütlerken o Muallim’in hayatı olan hadisler ve Kuran’ın uygulaması olan hayat nasıl oluyor da yok sayılır!
2 Temmuz 2017