Akıl ve Kalp

Bu iki büyük nimetin veriliş amacı nedir? Akıl sadece hayatımızı devam ettirmek için mi var? Peki ya kalbimiz? Neden hep boşlukta hissediyor?

Akıl Allah’ı tanımak ve bilmek için verilmiş bir araçtır. Yaşamımızı devam ettirmek, gerekli ihtiyaçlarımızı karşılamak için fazlaca büyük gelir. Yani amaç sadece yaşantımızı devam ettirmek olsaydı akla gerek yoktu, akıl olmadan da yaşanabilirdi. O halde farklı bir amacı olmalıdır ki o da, kainatın gerçek sahibini ve yaratılış gayemizi bulmaya çalışmak yani Allah’ı bilmektir.

Rabbimiz yüce kitabında (أَفَلَا تَعْقِلُون)َ “Hala akletmeyecek misiniz” (إِنَّمَا يَتَذَكَّرُ أُولُو الْأَلْبَابِ) “akıl sahipleri ancak düşünür” diye buyurarak bizleri aklı kullanmaya yönlendirir.

Akıl Allah’ı bilmek ve O’nun bu kainata koyduğu mükemmel sanatı görebilmek için kullanılmazsa insan için ağır ve kullanması zor bir mekanizmaya döner, eziyet olmaya başlar. Bunalımlar ve sıkıntılar oluşur ve insan aklı devreden çıkarmak veya oyalamak için içki, uyuşturucu, kumar, bahis v.b gibi kendisine zarar verecek işlerle uğraşmaya başlar.

Akıl gibi aynı şekilde kalbimiz de Allah’ı bulmak ve bilmek için bir pusula görevi görür.

Rabbimiz yaratılışımıza Kendisini tanımayı ve bilmeyi koyarak hayat gayemizi belirlemiştir. Nitekim Allah’ın ademoğlunun zürriyetini toplayıp “ أَلَسْتُ بِرَبِّكُمْ (elestu bi rabbikum)” diye sorduğu Araf suresi 172. ayeti, insanın fıtratında Allah’a ait bilginin kodlandığına işaret etmektedir. Allah Resulü sallallahu aleyhi vesellem Efendimizin “Her doğan fıtrat üzere doğar. Sonra anne babası onu Yahudi veya Hıristiyan veya Mecûsî yapar… ” hadisi de yine insanın yaratılışında Hakk’a ait bilginin olduğuna işaret etmektedir.

Enam suresi 75-79. ayetlerde Hz. İbrahim (a.s)’ın Rabbini arama yolculuğu şöyle anlatılır;

Enam, 75-79

وَكَذَٰلِكَ نُرِىٓ إِبْرَٰهِيمَ مَلَكُوتَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَلِيَكُونَ مِنَ ٱلْمُوقِنِينَ۝75فَلَمَّا جَنَّ عَلَيْهِ ٱلَّيْلُ رَءَا كَوْكَبًۭا ۖ قَالَ هَٰذَا رَبِّى ۖ فَلَمَّآ أَفَلَ قَالَ لَآ أُحِبُّ ٱلْءَافِلِينَ۝76فَلَمَّا رَءَا ٱلْقَمَرَ بَازِغًۭا قَالَ هَٰذَا رَبِّى ۖ فَلَمَّآ أَفَلَ قَالَ لَئِن لَّمْ يَهْدِنِى رَبِّى لَأَكُونَنَّ مِنَ ٱلْقَوْمِ ٱلضَّآلِّينَ۝77فَلَمَّا رَءَا ٱلشَّمْسَ بَازِغَةًۭ قَالَ هَٰذَا رَبِّى هَٰذَآ أَكْبَرُ ۖ فَلَمَّآ أَفَلَتْ قَالَ يَٰقَوْمِ إِنِّى بَرِىٓءٌۭ مِّمَّا تُشْرِكُونَ۝78إِنِّى وَجَّهْتُ وَجْهِىَ لِلَّذِى فَطَرَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ حَنِيفًۭا ۖ وَمَآ أَنَا۠ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ۝79

Böylece biz, kesin iman edenlerden olması için İbrahim’e göklerin ve yerin melekutunu gösteriyorduk.۝75Gecenin karanlığı onu kaplayınca bir yıldız gördü, Rabbim budur, dedi. Yıldız batınca, batanları sevmem, dedi.۝76Ay’ı doğarken görünce, Rabbim budur, dedi. O da batınca, Rabbim bana doğru yolu göstermezse elbette yoldan sapan topluluklardan olurum, dedi.۝77Güneşi doğarken görünce de, Rabbim budur, zira bu daha büyük, dedi. O da batınca, dedi ki: Ey kavmim! Ben sizin (Allah’a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.۝78Ben hanif olarak, yüzümü gökleri ve yeri yoktan yaratan Allah’a çevirdim ve ben müşriklerden değilim.۝79

Ayetlerde, Hz. İbrahim’in gördükleri üzerinden aklını kullanarak arayış içine girdiğini ve vardığı sonucun gökleri ve yeri yaratana dönmek olduğunu söyler. Çünkü aradığı ile gördüklerinin birbiriyle uyuşmadığını farkeder ve en akıllıca yolun bunları yaratana dönmek olduğu sonucuna varır.

Kalbimiz, bizi en güzel şekilde ve severek yaratanı, alemlerin Rabbini ararken ve aklımız da bu amaçla verilmişken bizler O’ndan başka varlıklara yönelince, ruhumuz da kalbimizde mutmain olmaz ve devamlı bocalar dururuz.

Sadece “Ol” kelimesini söyleyerek yaratabilecek kadar güçlü olan, atom altı parçacıklar gibi en küçük boyuttan galaksiler kadar geniş boyuta kadar herşeyi görebilen, her türlü sesi işiten, okyanusun dibindeki karanlıklarda kimsenin bilmediği haberinin olmadığı canlıların dahi ihtiyaçlarını karşılayan, kapkara ve tatsız tuzsuz topraktan renkli, kokulu, lezzetli meyveler çıkaran ve milyarlarca hücreyi bir arada tutarak bizi var eden alemlerin Rabbi Allah, bizlere Kendini elçisiyle ve kitapla tanıtmışken başkasını aramaya gerek var mı? Üstelik “dua eden yok mu icabet edeyim” diye açık çek vermişken başkasını aramak haksızlık olmaz mı?

İşte “Lailahe illallah” diyerek bu haksızlığı kaldırıyor ve hakkı, adaleti yerine getirmiş oluyoruz. Allah’tan başkasına tapmak veya Allah’ın gücünü onlara vermek en büyük zulümdür, haksızlıktır. Çünkü Allah’tan başkasında o gücün olduğunu kabul edersek, hak sahibinin hakkını başkasına vermiş oluruz ki bu da adaletsizliktir.

Bu kadar mükemmel sanata ve muazzam güce sahip ve her şeyin hazinesi yanında olan Allah varken, Allah’tan başkasına tapmak Allah’tan başkasından medet ummak, rızkı Allah’tan başkasından beklemek ne kadar akıllıcadır?

Bütün varlık sistemin ve bütün kainat O’nu bilmek ve tanımak için yaratılmışken, hayatını Allah’ı aramadan, O’nu anlamaya çalışmadan, O’na kulluk etmeden geçirmek ne kadar büyük bir hatadır?

Allah Bir’dir ve Tek’tir. Allah’tan başkasına müracaat edip zaman harcamayın yorulmayın, onlardan bir şey isteyerek kendinizi küçük düşürüp minnet altına koymayın, gücü olmayan varlıklardan veya kuruntularınızdan korkup titremeyin, Allah’tan başkasının arkasından gidip de zahmet çekmeyin. Çünkü Kainatın Sultanı ve Hakimi Bir’dir. Her şeyin anahtarı O’nun yanında, herşeyin dizgini O’nun elindedir. Herşey O’nun emriyle halledilir.

O’nu bulsan herşeyini buldun, minnetlerden ve korkulardan kurtuldun demektir. Ancak O’nu aramadan, O’nu tanımaya çalışmadan hayat geçirirsen, sınırsız korkular ve sınırsız zahmetler çekersin.

Sözlerimi Enam suresinin 17. ve 18. ayetleriyle bitiriyorum;

Enam, 17-18

وَإِن يَمْسَسْكَ ٱللَّهُ بِضُرٍّۢ فَلَا كَاشِفَ لَهُۥٓ إِلَّا هُوَ ۖ وَإِن يَمْسَسْكَ بِخَيْرٍۢ فَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍۢ قَدِيرٌۭ۝17وَهُوَ ٱلْقَاهِرُ فَوْقَ عِبَادِهِۦ ۚ وَهُوَ ٱلْحَكِيمُ ٱلْخَبِيرُ۝18

Eğer Allah seni bir zarara uğratırsa, onu kendisinden başka giderecek yoktur. Ve eğer sana bir hayır verirse, (bunu da geri alacak yoktur). Şüphesiz O herşeye kadirdir.۝17O, kullarının üstünde her türlü tasarrufa sahiptir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, herşeyden haberdardır.۝18

Nasıl buldunuz? Değerlendirmenizi bekliyoruz.
Değerlendirme için yıldızların üstüne tıklayabilirsiniz.
4,67 (Değerlendiren 3 kişi)
Loading...
Kötü Olmuş Eh İşte Ne İyi Ne Kötü Güzel Olmuş Çok Faydalı Buldum

Blogumuzdan Haberdar Olun

Lütfen bekleyiniz...
Yeni yazılarımız yayınlandığında bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.

Akıl ve Kalp” üzerine bir yorum yapıldı

İslam Bilinci

Hadisin metni;

قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ
مَا مِنْ مَوْلُودٍ إِلاَّ يُولَدُ عَلَى الْفِطْرَةِ، فَأَبَوَاهُ يُهَوِّدَانِهِ أَوْ يُنَصِّرَانِهِ أَوْ يُمَجِّسَانِهِ

Fikirleriniz Bizim İçin Önemlidir