وَاَنْ لَيْسَ لِلْاِنْسَانِ اِلَّا مَا سَعٰىۙ
“İnsan ancak çabasının sonucunu elde eder.” (Necm, 39)
Boşluğa düşen insan, yaşamını anlamlandıracak amaçlar bulmak zorundadır. Bireysel mutluluk ve hazza odaklanıp, maneviyat yoksunluğunun açtığı boşluğu tüketim, eğlence vb. yollarla doldurmaya yöneldikçe insan, daha fazla nefsani duygularının girdabına sürükleniyor ve nihayetinde kendini tüketme noktasına geliyor maalesef…[1]
ALLAH’IN RIZASINA GİDEN YOL
Allah’ın rızasına ve sevgisine ulaştıracağını düşündüğümüz yol, açıklamaya muhtaç bir cümlede özetlenebilir ki, bu cümle,
“Nefsini düzelt, insanları davet et”tir.[2]
A. Nefsini Düzeltmek
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Nefse ve ona birtakım kabiliyetler verip de iyilik ve kötülüklerini ilham edene yemin ederim ki, nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiş, onu kötülüklere gömen de ziyan etmiştir.” (Şems, 7-10)
Uyumadan önce kim nefsini hesaba çekiyor?
B. İnsanları Davet Etmek
Ümmet-i Muhammed, insanlığın son gemisidir.
Bu ümmetten bir erkek veya kadın kendisini, işine gidip gelen bir mü’min bey efendi veya evinde oturan bir mü’mine hanım efendi olarak görürse, esastan yanlış olan bir bakış ile bakmış olur kendine. Her erkek ve kadın, hak/batıl cihadının adamlarından biridir veya değildir.[3]
Talha b. Ubeydullah radıyallahu anh şöyle demiştir: “Bir kişi üzerindeki en hafif ayıp, evinde oturmasıdır.”[4]
Bahaneleri Bir Kenara At
Rasûlullah sallalahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu: “Bazıları geri durmaya devam eder ta ki Allah onları geri bırakır.”[5]
Allah’ın dinine yardım etmek ve Müslümanların durumunu değiştirmek için çalışmadan Yüce Allah’a kavuşan her Müslüman, ne kadar mazeret ileri sürmeye kalkışırsa kalkışsın, günahkârdır.[6]
Bera bin Azib radıyallahu anh şöyle der: “Bize (Medine’ye) ilk gelenler Musab bin Umeyr ve İbn Ummi Mektum’du. İnsanlara Kur’an okuturlardı.”[7]
Subhanallah! Kör olması, İbn Ummi Mektum’u Allah’a davet etmekten ve insanlara öğretmek için Mekke’den çıkıp Medine’ye gitmekten alıkoymuyor.[8]
Ey kardeşim! Ömür kısa, çoğu bahanelerle geçti zaten… Bir gün şunu duyacaksın: “Vakit tamam, hadi toparlan asıl mekana gidiyoruz!” Artık sence de kendimize gelme zamanı gelmedi mi?
DİPNOTLAR
[1] Ülfet Görgülü, Hayatın Tekrarı Yok, DİB Yayınları, 4. Baskı, Ankara-2019, s.26-28.
[2] Mecdi Hilali, Yola Çıkarken, Beka Yayınları, Ocak-2019, s.19.
[3] Nureddin Yıldız, Mücahide Kadın, Tahlil Yayınları, İstanbul-2016, s.11.
[4] İbn Sad, Tabakat, c.3, s.221.
[5] Müslim.
[6] Mecdi Hilali, Yola Çıkarken, s.30.
[7] Buhârî.
[8] Seyyid bin Hüseyin el-Affani, Ümmetin Kurtuluşuna Giden Yolda Allah’a Davette Gayretli Olmak, Nebevi Hayat Yayınları, Kasım 2022, s.65.

Lütfen bekleyiniz...